dün akşam Welcome to Sarajevo- Saraybosna'ya hosgeldiniz adli filmi izledim. Savasin bitmesinden 2-3 ay sonra Saraybosna'da cekilmis, ve savasi anlatiyor. Bildiginiz savas filmleri gibi, ama 2. Dunya Savasi'ndan baslayarak savaslarin artik cephede degil de insanlarin icinde, sehirlerde yasandiginin en uzucu orneklerinden biri... Film bittikten sonra cok kotu oldum, o yuzden eger azicik bile dayanamayacaginizi dusunuyorsaniz seyretmeyin...Ve dusundum. Filmi seyrederken, film bittikten sonra dusundum. 1992-1993 arasinda oldu savas. Kosova Savasi ise 1999'da... Yani daha 10-15 yil oncesinde Avrupa'nin gobeginde, iletisim teknolojilerinin bu kadar gelistigi bir zamanda, butun dunyanin gozleri onunde inanilmaz bir kiyim yasandi... Hangimiz hatirliyoruz? Ne yaptik?... Batili bir politikacinin sozleri kulaklarimda- dun butun film boyunca bu sozu dusundum (filmde geciyor zaten)...
Don't , don't, don't live under this dream that the West is going to come here and solve this problem. Don't dream dreams."
Sakın, sakın, Bati'nin buraya gelip bu sorunu cozecegi hayaliyle yasamayin. Hayal kurmayin...
Daha 2 ay bile gecmedi Gazze'de yasananlarin uzerinden... Hangimiz hatirliyoruz? Ne yaptik? Ne yapiyoruz?
Unutuyoruz, butun insanlarin ortak ozelligi unutmak. Hicbir seyde ortak payda bulamasak da, unutmakta uzlasiyoruz... Unutuyoruz...
4 comments:
Ates hep dustugu yeri yakiyor.
insanoğlunun en iyi yaptığı şey unutmak
çok doğru :(
Ateş düştüğü yeri yakıyor Ayşecim ve kimse kendi başına gelmedikçe gerçekten ve derinden etkilenmiyor hiçbir şeyden. Uçurtma Avcısı'nı okuduktan sonra aynı şeyleri düşündüm bende. Yanıbaşımızda Gazze'de benzer durumlar yaşanıyor en acı haliyle ve en kötüsü de yaşanacak niceleri..
Post a Comment