Özgür Anne mimlemiş beni..
" Okuma serüveninizde unutamadığınız, hayatınızın bir dönemine, özellikle de çocukluğunuz ve ilk gençliğinizin hayal dünyasının oluşumuna etki eden yazar kim? Hangi kitabı elinize aldığınızda döner gidersiniz o günlere?"
Düşündüm...
Babamın, annemin anlattığı masallar vardı. Babam Robinson Crusoe'yu anlatmıştı. Her akşam bir parçasını, 4-5 yaşındaydım sanırım. Daha evvelini hatırlamıyorum... Çok etkilenmiştim, Robinson Crusoe'un ülkesinden, ailesinden ayrılışı, adaya düşüşü, Cuma...
Sonra sanırım 2. sınıfı bitirdiğim yazdı, annem bir sürü kitap almıştı, Gülten Dayıoğlu'nun gezi kitapları... Okuma serüvenim bu kitaplarla başladı. Okudukça yazarın anlattığı yerlere gidiyordum, yepyeni şeyler öğreniyordum, yepyeni dünyalar tanıyordum... Doyamıyordum kitap okumaya. Hayal gücüm öyle genişliyordu ki...
Sonra hem Türk hem de dünya klasiklerine başladım. Ömer Seyfettin (Kaşağı çok etkilemişti beni) hikayeleri, Pal Sokağı Çocukları, Çocuk Kalbi (sanırım Çocuk Kalbi'ni elime alsam şimdi, 3. sınıf günlerime geri dönerim)...
Sonra Yaramaz Kızlar serisini okudum ilkokulun sonuna kadar ve hazırlık sınıfında... Annem hala anlatır, aklına hep mutfak masasında Yaramaz Kızlar serisini okuduğum zamanlar gelirmiş.
Sonra ortaokul ve lise yıllarım... Orhan Veli'nin şiirlerinden, Memleket Hikayeleri'nden çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Shakespeare, klasik kısa hikayeler, modern hikayeler... Bunlar çok yer etmemiş aklımda... Ayşe Kulin ve Buket Uzuner çok okudum. Kumral Ada Mavi Tuna ve İki Yeşil Su Samuru çok etkilemişti beni... Sevdalinka'yı Kosova'da olanlar sırasında ya da sonrasında okudum diye hatırlıyorum.
Üniversiteye gelinceye kadar Yaşar Kemal'e hiç dokunmamıştım... 1. sınıfta ders için Yer Demir Gök Bakır'ı okumam gerekmişti, ama 2 kere üst üste 100. sayfasına gelmeden bıraktım. Sonra dişimi sıkıp devam ettim. Allahım, o betimlemeler beni içine çekti, sanki hikayenin içinde kahramanların farkında olmadıkları bir izleyiciydim. O hızla Bir Ada Hikayesi'nin ilk 3 kitabını (Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, Karıncanın Su İçtiği, Tanyeri Horozları) okudum. Son kitap bitmesin istedim. Öylesine içindeydim ki hikayenin, çıkmak istemedim. Çıplak Deniz Çıplak Ada hala yayımlanmadı, dört gözle bekliyorum...
Bunların yanı sıra ciddi bir Harry Potter okuyucusu oldum, 20 yaşımdan sonra...
Ben çok okurum, ailede 2-3 günde tuğla kalınlığındaki kitapları bitirdiğim espri konusudur... Son zamanlarda maalesef kendi zevkim için birşey okuma lüksüne sahip değilim. Çok okumak istediklerimi de bir an önce okuyup bitiriyorum ki vaktimi çok almasın...
Eğer "bir kitap okudum ve hayatım değişti" diyeceksem, bu yukarıdakilerin hiçbiri olmaz. Üniversitede 1.sınıfta aldığım Introduction to Sociology/Sosyolojiye Giriş dersinin kitabı olur. Bir kitap okudum ve hayatım değişti...
5 comments:
Çok teşekkür ederim:) Çok güzel bir yazı olmuş... Okumak ne güzel şey. Şöyle bi elinde kahve keyfince okuyabileceğin günlerin gelmesini dilerim bi an önce:) Sevgiler...
Çok teşekkür ederim:) Çok güzel bir yazı olmuş... Okumak ne güzel şey. Şöyle bi elinde kahve keyfince okuyabileceğin günlerin gelmesini dilerim bi an önce:) Sevgiler...
Ayşecim ben bu işi pek beceremedim ,umarım bu alışkanlığı çocuklar kazanır.
Benimde ilk okuduğum Bambiydi sanırım.Çok üzüldüğümü hatırlıyorum...
En kisa zamanda yazacagim ;)
ayşecim, mimini postunu yayınlar yayınlamaz aldım ama sonra araya eskişehir yolculuğu, döenm sonu yoğunluğu falan girdi.. en kısa zamanda yazıcam bu konuda ama önce üstünde oturup düşünmek istiyorum.
çok sevgiler
senem
Post a Comment