“Eger bu sehir olecekse, bu daglardaki adamlar [gerillalar] yuzunden olmayacak. [Sehrin olumune] vadideki insanlar sebep olacak. Olumle yasamaya tamah ettiklerinde, daglardaki adamlarin [onlarin olmalarini] istedikleri sey olduklarinda, iste o zaman, Saraybosna olecek”...
Uzun zaman sonra okudugum ilk romandi... Sanirim gecen seneydi, Welcome to Sarajevo/ Saraybosna’ya Hosgeldiniz adli belgesel/filmi izlemistim. Savas yasanirken oldukca kucuk olmama ragmen, cok yakindan takip ettigimi, uzuldugumu, dusundugumu hatirliyorum. Kindle’imi aldiktan sonra okudugum ilk kitabin bu olmasi iyi oldu. Yazarin akici ve okuyucuyu hikayenin icine ceken bir uslubu var.
Hikaye Saraybosna’da birbirinden habersiz yasayan uc kisinin bakis acilarindan anlatiliyor. Keskin nisanci olan Arrow, su almaya ve isine gitmeye calisan Kenan ve Dragan.
Yazar Saraybosna’da yasanan bazi olaylardan yola cikarak kurguladigi hikayede, uc senelik bir zaman zarfini, uc hafta icinde anlatmis. Olaylar pazar yerinin bombalanmasi ve bunu takip eden gunlerde bir viyolonsel ustasi olan Vedran Smailovic’in olen yirmi iki kisi icin Albinoni’nin Adagio G minor'ını calmasinin etrafinda gelisiyor.
Bizim icin cok kolay olan su almaya ya da ise gitmek gibi bazi eylemlerin savas gibi olaganustu durumlarda ne kadar zor olabildigini, muzigin, normalde birbirini avlamaya calisan iki keskin nisanciyi nasil durdurabildigini gosteren bir kitap bu... Suya giderken komsusunun kapisini tiklatan Kenan’in, Kenan’a su doldurmasi icin tasimasi zor olan Coca-Cola sisesi veren Mrs. Ristovski’nin, sehir icinde ilac degis tokusu yaparken vurulup yaralanan Emina’nin hikayesi bu...
5 comments:
Welcome back :) We missed you :)
welcome back :)
kindle'nin hayirli olsun.
ben boyle kitaplari cok severim, ama aglarimda cok acikliysa. amazon'dan hard copysine bi bakayim.
Ne zor hikayeler! Ben de mübadele hikayelerini ve bütün göç öykülerini gözyaşlarıyla okurum Ayşe, dayanamam o acılara, zorluklara. Evet hem de ne rüzgar, gece üşütüyor bile.
Aysecigim...
ayni zamanlarda donus yapmisiz blogger'a :)))
hosgeldin!
(kitabin turkce adi mi? yoksa ing. mi?)
Yine gel Ayşeeee....
Post a Comment