1.15.2010

bir günün özeti...

goztepe-erenkoy: yuruyerek
erenkoy-suadiye: yuruyerek
suadiye-feneryolu: yuruyerek
feneryolu-goztepe: yuruyerek (elimde sanirim 3-4 kg agirlik ile)

Istanbul'a geldikce dugun ciceklerime bakar bakar dururdum... Iki taneler, cunku birisi cok kucuk olmustu, bir tane daha istemistik... Kuafor arkadas sac spreyi sıkmıştı o gün, gayet guzel kurumuslar. Ama ufalanmaya basliyordu... Once kasali bir cerceve mi yaptirsam dedim, ama cerceveci bey cok iyi olmayacagini soyledi. Ben de cicekciye goturdum. Feneryolu'nda, Shell'in sokagindan girince sagda kaliyor, Oskar cicekcilik... Kabini Pasabahce'den ben goturdum, beyaz cakil taslari, kurumus guller ve simdilik kurumaya calisan minik beyaz bir otla birlikte calismis... Tavsiye ederim, oyle guzel bir iscilik cikarmis ki, ona kendisini tavsiye edecegimi soylemistim... Benim ciceklerim cok iyi kurumustu, o yuzden calismasi kolay olmus. Eger siz de ciceklerinizle boyle bir uygulama yapmak istiyorsaniz, tavsiye ediyorum.
Malesef cicegin resmi yok henuz, f. makinami Ankara'da unutmusum, daha sonra gelecek...

No comments: