Ünitelerden birisi Yemek/Yemekle ilgili problemler... Kitap Marion Nestle'nin Food Politics kitabı, sanırım Türkçesi yok... Bütün kitabı okutmayacağım için giriş bölümünü okudum sadece. Bence çok çarpıcı görüşleri var. Aşağıda bahsettiğim zaman "bunları zaten biliyorduk/düşünüyorduk" diyebilirsiniz, çünkü benim aklıma çok takılan konular. Zaten sosyolojinin en büyük özelliklerinden birisi aşikar olanı bilimselleştirmek...
Kitap şöyle başlıyor... "Bu kitap yiyecek endüstrisinin ne yediğimizi, ve bu sebeple sağlığımızı nasıl etkilediği hakkındadır".
Amerikan yiyecek endustrisinin yiyecek arzini, nasil daha cok, daha ucuz, ve cografya/mevsimden bagimsiz yaptigini anlatiyor. Arzin bu kadar yuksek oldugu bir endustride, sirketlerin hissedarlarini hosnut etmek icin insanlari daha cok yemeye tesvik ettiginden bahsediyor... Zira, bu ulkeye gelen herkesin yemek porsiyonlarinin buyuklugunden sikayet ettigini biliyoruz.
1988 yilinda Amerikan Halk Sagligi Daire Baskanligi tarafindan yayinlanmak uzere hazirlanan bir raporda yag, doymus yag, kolestrol, tuz, seker ve alkol tuketimini kronik hastaliklara baglayan arastirma literaturune yer verilmek istenmis. Fakat yazara (bu raporu hazirlayan kisilerden birisi) ilk gununde bu raporda kesinlikle "Daha az et yiyin" diye acikca yazamayacagi soylenmis. Cunku et ureticileri Kongre'deki lehdarlarina sikayette bulunacaklar, ve rapor kesinlikle basilamayacakmis... "Daha az et yiyin" yerine "daha az doymus yag yiyin", "daha az seker yiyin" yerine "beslenmenizde sekeri idareli kullanin" denmis...
Yazar ayrica "saglikli beslenme nedir?" sorusu hakkinda dusunuyor. Yeterince enerji, vitamin, mineral ve diger temel gidalar iceren- normal metabolizmayi calistiracak, hastalik ve eksiklikleri onleyici bir diyet. Tabii butun bunlari "yeterli" miktarda almali ve fazlasindan kacinilmali (yani bu durumda fazla mal goz cikariyor!):)
Ayrica sagliksiz beslenmenin saglik sisteminin uzerine cokmesinden bahsediyor. Ornegin 1995 yilinda ABD'de koroner kalp hastaliklari, kanser, inme, diyabet, hipertansiyon ve obesitenin maliyeti 70 milyon dolar...
Asiri kilolanmanin Amerikalilarin yakabildiklerinden fazla kalori aldiklarinin asikar bir ornegi oldugunu soyleyen yazar, 1970'de kisi basi 3200 kalorinin, 1995 yilinda 3900 kalori oldugunu ekliyor (tabi bu rakamlar asiri tahminler cunku israfi goz onune almiyorlar).
1970 yilinda kisi basina dusen tam yagli sut tuketimi 96 litreyken 1995 yilinda 32 litreye dusmus. Ayni yil araliginda az yagli sut tuketimi 22 litreden 59 litreye cikmis... Ama alkolsuz, gazli ve sekerli iceceklerin tuketimi 92 litreden 201 litreye cikmis! Insanlar yağı öcü gibi görmeye başlayınca az yagli urunlere gitmisler, fakat kaybettikleri kalori farkini hicbir besin degeri olmayan kalori bakimindan yuksek iceceklerle telafi etmisler...
Pazarlama stratejileri 4 baslikta toplaniyor: tat, maliyet, elverislilik, sasirtma.
tat- daha tatli, daha tuzlu, daha yagli yiyecekler...
maliyet- fiyatlari dusuk tutarken katma degeri arttirmak (bebek havuclar aslinda gelismeye zaman bulamamis havuc degiller, o sekil veriliyor bicaklarla)...
elverislilik- fast food kulturu, yemek yemegi hizlandirmak... Vakit nakittir mantigiyla yemek hazirlamayi ve yemegi cabuklastirmak (hazir yemekler, marketlerin ev yapimina denk yemekleri gibi)...
sasirtma- insanla beslenmeyle ilgili tavsiyeleri uygulamaya cekiniyor cunku bu bilgilerin gelip gecici oldugu dusunuyorlar... Hergun cinkonun, selenyumun, kalsiyumun (diger bir degisle tek tek besinlerin faydalari hakkinda bir suru bilgi duyuyoruz, fakat "sebzelerini ye" tavsiyesi cok cok eskiye dayaniyor ve hicbir albenisi yok... Tek tek cikan bu bilgiler halkin kafasini karistiriyor)...
Sigara konusundaki mesaj basit; sigara icmeyin... Fakat beslenme konusunda "daha az yiyin" yiyecek endustrisinin talepleriyle catistigi icin sorun burada cikiyor, cunku sirketler ayakta kalabilmek icin bizim "cok yememize" baglilar...
1 comment:
Yok Ayşe, bu kitap Türkçe'ye çevrilmedi henüz. Çevrildiyse de henüz yayımlanmadı. Yoksa haberim olurdu mutlaka. Güzel bir konu, çok güzel geçsin dersler.
Post a Comment