7.26.2009

Salem, MA

Sabah çerçeveciye bıraktığım camı kırık resmi aldıktan sonra arabada "bugun ne yapsak?" sorusuyla karsi karsiya geldik... Ben hep Boston'un kuzeyindeki kasabalari, yani Salem, Rockport, Gloucester'i merak ediyordum... Salem'a gidelim dedik.. GPS'in sinyal bulmasini beklerken Salem'in su meshur cadi mahkemelerinin yasandigi yer oldugu aklima geldi. Bu arada bu kadar dogaclama olan gezimizde dogal olarak fotograf makinasi yoktu yanimizda... Malesef resim yok, benim geyiklerimle idare edeceksiniz. Gelecek hafta yakinindaki plaja gitmeyi dusunuyoruz, o zaman biraz resim olur heralde.

Neyse, evet, cadi mahkemeleri diyordum. 1692 senesinde ufak kizlar insanlari cadi olmakla suclamaya baslamislar. 150 kisiye yakin kisiyi yakalamislar, 19 kisiyi asmış, 1 kişiye de uzerine taş koymak suretiyle ezerek öldürmüşler. Neden derseniz, o zamanlar puritan inancina sahip kucuk kizlarin evdeki hayatlarindan baska pek bir eglenceleri yokmus, zaten evde de annelerine yardim etmekle geciyormus gunleri. Bu kizlardan bir tanesi kuzeniyle birlikle Afrika kokenli bir kadinin yanina gidip ondan hikayeler dinlemeye baslamislar. Fakat kizin kuzeni hastalanmis, ve doktor bu hastaligin ne oldugunu anlayamamis, ve bunun ancak şeytanın ve kötü güçlerin işi olduğunu söyleyince isler sarpa sarmis. Kizlar yillar sonra bunu aslinda biraz eglenmek icin yaptiklarini soylemisler, ve olanlardan dolayi üzüntü duyduklarını söylemişler.

Daha rasyonel bir açıklama yapmak gerekirse bunun sebebi tıbbi. Çavdar, buğday gibi tahıllarda bulunabilen bir mantar türünün LSD özelliği gösterdiğini (yani halisünasyon yaratıcı) ve bu kızların da bundan etkilendiğini anlatıyorlar.

Salem'da yaşanan bu cadı mahkemeleri 1692'deki olaylardan sonra bir daha yaşanmamış, ve Avrupa'daki cadı avlarının tersine Birlesik Devletler'de hic yakma olayı yasanmamis.

Gezdigimiz muzede "cadi" kavraminin bizim dusundugumuz seklinin aslinda modern zamanlarda ciktigini (Oz Buyucusu'nu dusunun), ve cadilarin aslinda bilge kadinlar oldugunu anlattilar. Yani bir turlu kadin Lokman Hekim gibi. Hem ebelik yaparlarmis hem de sifali otlari bitkileri bilir, ve insanlara ilac olarak verirlermis.

bu kadar...

3 comments:

Anonymous said...

aynı yere ve şu canlandırma mahkemeye bende gitmiştim:)bende de az foto var hatta bi bakayım nerelerdeler:)

Tijen said...

Ayşe,
Şen Antep'in böreği bilgisi için çok çok teşekkürler. Eskiden Beksan'ın böreği çok güzel olurdu, arada alırdım ya sonra börek ustaları değişmiş, yeni halini sevmiyorum. Dün pazar dönüşü Şen ANtep'ten peynirli börek aldım. Sonra da çınaraltında bir çay ısmarlayıp yedim. Nasıl iyi geldi anlatamam. Bir dahaki gidişimde dondurmasını da deneyeceğim. Sağol varol!

pelince said...

Çok ilginç... Böyle ani kararlar bir sürü gezi planından daha güzel olabiliyor..
Sahil görüntülerini bekliyoruz :)